Kitap tanıtımı: Psikososyal Analiz. Popüler Kültür, Medyatik İnsanlar, Psikiyatr Dr. Ahmet Koyuncu

Kitap tanıtımı: Psikososyal Analiz. Popüler Kültür, Medyatik İnsanlar, Psikiyatr Dr. Ahmet Koyuncu

Günümüzde sosyal bilimlere disiplinler arası bakmak şarttır. Zira insanı merkeze alan bu bilim dalları çoğu zaman kesişmektedir. Psikoloji, sosyoloji, antropoloji, ekonomi, iletişim, siyaset bilimi ve elbette tıp bu çoklu bakış gereğinin tam da merkezindedir.

Türk toplumunda, önemli etkilerde bulunmuş karakterler vardır. İlkin rahmetli Kemal Sunal’ın Şaban’ı, sonraları Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik’i, Cem Yılmaz’ın Arif’i ve Metin Akpınar’ın Abuzer Kadayıf’ı bir çırpıda aklımıza gelir.

Peki Hülya Avşar, Acun Ilıcalı, Nihat Doğan, Müslüm Gürses, Türkan Şoray, Nagehan Alçı, Celal Şengör, İlber Ortaylı toplumumuzda nelere karşılık gelir ya da ne ifade eder?

Psikiyatr Dr. Ahmet Koyuncu, saygın bir bilim insanı. Çok sayıda uluslararası dergide yayınlanan çeşitli araştırmalara imza atmış durumda. Hatta yine yüksek itibarlı çeşitli bilimsel dergilerde hakemlik yapmakta. Dünya’da en önemli kabul edilen Psikiyatri Dergisi “Journal of Moleculer Psychiatry”de dahi hakemlik yapan ülkemizden tek bilim insanı. Aslında bu bize Dr. Ahmet Koyuncu’nun Dünya’da Türkiye’den daha fazla tanındığını göstermektedir. Ahmet hocanın, Prof. Dr. Raşit Tükel’in parlak öğrencilerinden biri olduğunu öğrenmek bu başarılı sonuçların anlaşılır hale gelmesini kolaylaştırıyor elbette.

Dünya’da saygın bir Türk bilim insanı olarak tanınan Dr. Ahmet Koyuncu’yu  tanımanın en kestirme yolu, onun yayınlarını takip etmektir elbette. Neyse ki Dr. Ahmet Koyuncu, bilimsel etikten zerre ödün vermeden, doğrudan doğruya halka yönelik çok sayıda kitabın da yazarıdır.

Dr. Ahmet Koyuncu, “Psikososyal Analiz. Popüler Kültür, Medyatik İnsanlar” adlı kitabında, Psikiyatri alanında çalışan bir bilim insanı olarak sosyolojik saptamalarda bulunmuştur ki, ortaya sosyal psikiyatrik harika bir kitap çıkmıştır.

(Toplam 4 ziyaret, bugün 1 ziyaret)

Disleksi Nedir? Disleksi Belirtileri Nelerdir?

Disleksi Nedir? Disleksi Belirtileri Nelerdir?

Disleksi nedir sorusuna kestirmeden bir yanıt vererek konumuza giriş yapacağız. Disleksi bir öğrenme bozukluğudur ve okuma becerisi ile ilgilidir. Disleksi beyinden kaynaklanan, nörolojik bir öğrenme sorunudur. Esasında gelişimsel veya zihinsel kapasite bakımından bir hastalık olmayıp, beyinde dilin işleyişinden kaynaklanan bir farklılıktır. Disleksi çocuklukta ve yetişkinlik döneminde görülebilir. Disleksi yaşayan bireyler, kelimeleri, heceleri ve harfleri işleme konusunda zorlanırlar. Bunları tanımada, bölme ve birleştirmede yaşanan sıkıntılar barizdir. Kelimeleri hecelere bölerken hatalı bölerek dolayısıyla hatalı vurgulayarak okurlar. Cümle içinde bazı ekleri ve belirteçleri atlayarak okumaları gibi nedenlerle, metin içeriği, akıcılığı değişecektir. Tüm bunlar ise disleksi sahibi bireyin, kolay ve hızlı okumasını engelleyecek ve içeriği anlamasını zorlaştıracaktır.

Keep Reading

(Toplam 52 ziyaret, bugün 1 ziyaret)

Çocuğunuzun Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilir?

Çocuğunuzun Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilir?

Tuvalet eğitimi de dahil, çocuğunuza herhangi bir konuda eğitim verecekseniz. o eğitim için doğru zamanın gelmiş olması gerekir. Tuvalet eğitiminden hareketle, örneğin çocuğunuz tuvalet alışkanlığı kazanmadan önce tuvaletini tutabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Bu hazırbulunuşluk genellikle 1,5 ile 5 yaşları arasında gerçekleşecektir. Yani eğer çocuğunuz artık tuvaletini tutabilecek ise, bu dönemde eğitim desteği ile bu yetkinliği kazanacaktır. Zira her döneme özgü bazı gelişim ödevleri söz konudur. Peki Çocuğunuzun Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilir?

Keep Reading

(Toplam 40 ziyaret, bugün 1 ziyaret)

Bilişsel Gelişim Kuramları Hangileridir?

Bilişsel Gelişim Kuramları Hangileridir?

Bu yazımızda konumuz olan bilişsel gelişmeyi, iki önemli kuramcı Belçikalı Jean Piaget ile Rus Lev Vygotsky üzerinden ele alacağız.

Piaget’e göre Bilişsel Gelişim

Bilişsel Gelişim Kuramları Hangileridir? dendiğinde akla gelecek il isim olan Piaget; zihinsel ya da bilişsel gelişimi, evrimsel bir adaptasyon olarak görmek gerektiğini belirtir. Bilişin doğasını anlayabilmek için yenidoğandan itibaren, insanın bilişsel aktiviteleri ve uyum çabaları gözlenmelidir.

Keep Reading

(Toplam 135 ziyaret, bugün 1 ziyaret)

Bilişsel Gelişimin Temelleri

Bilişsel Gelişimin Temelleri

Bilişsel gelişimin temelleri konusuna hızlı bir bakış atacağımız bu yazımızda, öncelikle gelişimin seyrinden bahsetmemiz gerekir. Gelişim; anne karnında başlar ve doğum ile birlikte bambaşka bir ivme kazanır.
Yenidoğan, artık çevresinde süregelen hayata uyum sağlaması için gerekenleri yerine getirmeye başlayacak ve bu sırada kendisi de evrilecektir. Mesela; ağlamanın ilgiyi toplamada önemli bir yöntem olduğunu çok çabuk öğrenecektir.
Keep Reading

(Toplam 39 ziyaret, bugün 1 ziyaret)

Trafik Psikolojisi

Trafik Psikolojisi

Trafik; kısaca, yayaların ve araçların, karayollarında sergiledikleri hareketler ve davranışlar bütünüdür. Trafik Psikolojisi ise yayaların ve araç kullananların, trafik içerisinde sergiledikleri davranışlarının neden kaynaklandığını, bu davranışların hangi psikolojik süreçlerle ilişkili olduğunu inceler. Trafik psikolojisi, uygulamalı bir psikoloji alanı olmakla birlikte, bir o kadar da kuramsal bir alandır.

Keep Reading

(Toplam 109 ziyaret, bugün 1 ziyaret)

Her Otistik Dahi Mi? İdiot Dahiler (Savant Sendromu)

Her Otistik Dahi Mi? İdiot Dahiler (Savant Sendromu)

Bugün 40 yaşların üstünde yaşayanların belleğinde önemli bir yer edinen Rain Man ( Yağmur Adam ) filmindeki Raymond karakteri ile otizm, toplumumuzda en çok tanınan zihinsel bozukluk haline geldi.
Rain Man, 4 dalda Oscar kazanan ve başrollerini Dustin Hoffman ( Raymond ) ile Tom Cruise ( Charlie )’nin paylaştıkları harika bir filmdi.
Rain Man’den 30 yıl sonra ise Türk kanallarında yayınlanan bir dizi olan Mucize Doktor, yine otizm tanısı ile hayata tutunmaya çalışan bir tıp doktoru olan, Dr. Ali Vefa’nın ( Taner Ölmez ) çevresinde yaşananları konu ediniyor. Güney Kore orijinli bir dizi olan Good Doctor uyarlaması olan dizi,  toplumda çok çok konuşulup, Taner Ölmez’in harika oyunculuğu çerçevesinde önemli oranda bir otizm farkındalığı oluşturmuş durumdadır.

Keep Reading

(Toplam 181 ziyaret, bugün 1 ziyaret)
dikkatin önemi

Dikkat Dağınıklığı Nedir? 

Dikkat Dağınıklığı Nedir?

Dikkat dağınıklığı nedir sorusuna verilecek kısa yanıt; bir işe odaklanamama, verilen işi sonuna kadar sürdürememe, konsantrasyon bozukluğu olarak tanımlanan bir hastalıktır. Genellikle hiperaktivite bozukluğu ile birlikte ele alınır. Hiperaktivite bozukluğu ile dikkat dağınıklığı birbirine benzer özellikler gösterir. Ancak dikkat dağınıklığında genel olarak konsantre olamama büyük bir problemdir. Özellikle okul çağı grubundaki çocuklarda sık görülür. Vitamin eksikliğine bağlı olabileceği gibi çeşitli psikolojik durumlara, aile içi iletişim ve çatışmalara bağlı olarak da ortaya çıkar. İlk neden ise bireyin kendi duygu ve düşüncelerini net olarak ifadede edememesidir. Belirli bir konu üzerinde odaklanmadan konudan konuya geçebilir, yerinde duramayabilir verilen işi devam ettiremeyebilir. Okul çağındaki çocuklarda okuma-yazma ve ödev yapmayı önemli ölçüde etkileyerek derslerdeki başarıyı düşürebilir. Bu tabloya ek olarak genellikle unutkanlık da eklenir.

Keep Reading

(Toplam 32 ziyaret, bugün 1 ziyaret)
You have to install Jetpack Plugin to display gallery.

Madde Bağımlılığı Nasıl Olur?

Madde Bağımlılığı Nasıl Olur?

 

Madde bağımlılığı nasıl olur? Özellikle günümüzde büyük bir toplumsal sorun haline gelmesine rağmen, nasıl olurda artarak devam etmektedir. Madde kullanımı artık ilkokul çağına kadar inmiştir. Peki madde bağımlılığı nasıl olur? Nasıl başlar ve gelişme gösterir? Maddenin ilk alınmasında kişi ne kadar kendi kontrolünde olduğunu sanıp, bir kere deniyorum bir daha almam, deneyeyim istediğimde kullanmam düşüncesi ile denemiş olsalar da gerçekte olan böyle değildir. Yani maddeyi ilk kullanım iradi olsa da sonrası zorunluluğa dönüşmektedir. Bunun nedeni bağımlıların beyninde oluşan nörokimyasal değişimlerdir.

Bağımlılık Sorunu

Tolerans Gelişimi

Kişilerin maddeye başlamasında ailesel, çevresel faktörler, yaş, kişinin maddeye yatkınlık durumu, psikolojisi gibi çeşitli faktörler etkili olmaktadır. Örneğin; kişi, aile içerisinde yakın çevresinde madde kullanımına şahit oluyorsa bu davranıştan etkilenip tekrar etmesi kısaca özenmesi mümkündür.

Maddeyi kullanma ile maddeye karşı duyarlılaşma, tolerans gelişimi, psikolojik ve fiziksel bağımlılık gerçekleşmektedir. Madde kullanımı sonrası kişinin maddeye karşı motivasyon sistemleri uyarılır. Bu uyarılma sonucunda duyarlılaşmaya bağlı olarak, maddede aynı etkiyi sağlamak amacıyla doz artırımı ve daha sık madde alma isteği gerçekleşir bu duruma tolerans gelişimi denir. Tolerans gelişiminin nedeni kişi maddeyi ilk aldığındaki etkiyi sonraları aynı dozdan alamamakta ve aynı etkiyi yaşamak için giderek maddenin dozunu artırma isteği, aynı zamanda daha sık alma isteği oluşmasıdır. Tolerans gelişimi ile maddenin yüksek dozda kullanılması ilk olarak psikolojik ardından da fiziksel bağımlılık gelişmesine neden olmaktadır.

Neden Madde Bırakmak Çok Zor

Günümüzde madde bağımlılığı had safhaya ulaşmakla birlikte hala hakkında açıkça konuşulabilir bir konu değildir. Madde bağımlılığı nasıl olur? sorusunun yanıtını bilmek, bağımlılığa karşı önemli bir adımdır. Toplumsal baskı ve dışlanma korkusu ile ortaya utanç duygusu çıkabilmekte ve bağımlılıktan kurtulmak isteyen kişiler kendisini saklamaktadırlar. Bu da aslında müdahalede geç kalınmasına neden olabilmektedir. Evet bağımlılık karmaşık bir sorundur başta kullanıcıyı sonra ailesini, çevresini ve toplumu etkilemektedir. Toplumda bağımlılıkla ilgili olumsuz kanılar mevcuttur. Öncelikle bu konuda toplumun aydınlatılması gerekmektedir. Toplum genel olarak bağımlı kişilere iradesi eksik kişiler olarak bakmakta ve genelde dışlama yolunu seçmektedir. Oysa bağımlılık sadece bir irade sorunu değildir. Bağımlılık yani kullanılan maddeyi bırakamama; kullanılan madde sonucu beyinde oluşan değişimler nedeniyle gerçekleşmektedir. Şöyle ki maddenin sürekli kullanımı beynin çalışma biçiminin değişmesine neden olmaktadır.

Bağımlılık kullanıcının beyninde yapısal ve nörokimyasal değişiklikler nedeniyle ilk başta istemli olan madde kullanımının, zorunlu madde kullanımına dönüşmesi sonucu oluşan kronik bir beyin hastalığıdır. Düşünüldüğü gibi bağımlının ilerleyen süreçte maddeyi bırakamama nedeni duyduğu hazdan vazgeçememesi değildir. Tam tersi artık ileri safhadaki bağımlı haz için değil çektiği acıyı hafifletmesi nedeniyle maddeyi bırakamamaktadır. Çünkü bağımlılık ilerledikçe, bağımlı madde alamadığında acı hissetmektedir bunu aşabilmek için ise sürekli maddeyi kullanmaktadır. Bu yazımızda, madde bağımlılığı nasıl olur sorusunu yanıtlamaya çalıştık.

(Toplam 44 ziyaret, bugün 1 ziyaret)

Deliryum Nedir? Deliryum Belirtileri Nelerdir?

Deliryum Nedir? Deliryum Belirtileri Nelerdir?

Psikiyatri tarihinde ilk olarak tanımlanan hastalıklardan biri olan deliryum aslında görülme oranı çok yüksek olan nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Hastanede yatan özellikle yoğun bakım servisinde yatan hastalar arasında bu hastalığa yakalanma riski daha fazladır. Hastanın uyku ile uyanıklık arasında bir dönem geçirmesine sebep olan deliryum, ateşli hastalık geçirenler, zehirlenme, ağır gıda alımı ya da enfeksiyon durumlarında görülebilmektedir. Peki tam olarak deliryum nedir?

Keep Reading

(Toplam 44 ziyaret, bugün 1 ziyaret)
1 2 3